Gelecekte Var Olmak İstiyorum!

Samsun'un Yakakent İlçesinde Türkiye'deki mersin balığı popülasyonunun iyileştirilmesi, habitat değerlendirmesi ve stok takviyesi adlı proje kapsamında "Nesli Tükenme Tehlikesinde Olan Mersin Balıkları için tanıtım toplantısı" yapıldı.
 
İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinde görevli Doç. Dr. Devrim Memiş "Dinozorlar çağından gelen Mersin Balıkları Karadeniz'de yaşam savaşı veriyor!  Mersin Balıkları : Biyolojik çeşitliğinin önemli bir öğesi... Hızla yok oluyorlar... Mersin balıklarının yok oluşuna seyirci kalmayalım! Mersin balıklarının havyvarı yani yumurtası 'syah altın' olarak bilinir. Mersin balıklarından elde edilen hayvar, dünyanın en lezzetli ve en değerli hayvarıdır... İşlenmiş hayvarın kilogramı 10.000 Amerikan Dolarına kadar alıcı bulabilmektedir. Mersin balıkları koruma altındadır, avcılığı yasaktır" dedi..
 
Mersin Balıklarını Koruma Koruma ve Yaşatma Derneği, (MERKODER) ve Yakakent ilçesi Küplüağzı Köyü Su Ürünleri Kooperatifi tarafından düzenlenen 'Nesli Tükenme Tehlikesindeki Mersin Balıklarını Tanıtım Toplantısı ' Kooperatifin Eğitim Merkezi Salonu'nda gerçekleştirildi. Toplantıya Yakakent Kaymakamı Ali Arıkan, Yakakent Belediye Başkanı Burhan Bayrakdar, Yakakent Garnizon Komutanı ve Sahil Güvenlik 121 Bot Komutanı Üsteğmen Metin Yıldız, S.S.Küplüağzı Su Ürünleri Kooeratif Başkanı Sezai Özdemir, Balık Unu ve Yağı Fabrikaları temsilcileri, İstanbul, Samsun ve Sinop üniversitelerinden akademisyenler, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Samsun ve Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü, Çevre ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nden uzmanlar, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve doğa derneklerinin tamsilcileri ile çok sayıda balıkçı katıldı.  

Toplantının açılışında konuşan FAO Temsilcisi Dr. Özgür Altan, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün dünyada açlığı yok etme konusunda uluslararası çabaları destekleyen birleşmiş milletlere bağlı bir uzmanlık kuruluşu olduğunu söyledi. 190 üyesi, Avrupa Komisyonu ortaklığı bulunan ve hükümetler arası bir teşkilat olan FAO'nun tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörlerine çok büyük bir destek verdiğini kaydeden Altan, "FAO Mersin balıkları ile ilgili olarak Devlet Su İşleri ve Tarım Bakanlığı, İstanbul ve Sinop Üniversiteleri , sivil toplum örgütleri ile birlikte 'Türkiye'deki Mersin Balıklarının Popülasyonlarının İyileştirilmesi' projesini yürütüyor. Bu kapsamda Devlet Su İşlerine ait bir tesiste Mersin balığı kuluçkahanesi kuruldu. İlk yavrular alındı. akua kültür çalışması ve doğaya bırakılması ile ilgili çalışmalar yürütülüyor. Mersin balıklarının göç yollarına yönelik Kızılırmak Nehri, Yeşilırmak ve Sakarya Nehri'nde saha çalışmaları yapıldı" dedi.

Mersin balığının en önemli özelliğinin havyarı olduğunu anlatan Altan, bu balığın havyarının kilosunun 5 bin euro satıldığını vurguladı. Mersin balığı yetiştiriciliğinde Rusya'nın çok ileride olduğunu dile getiren Altan, şöyle konuştu; "Ruslarda Mersin Balığı'nın havyarına beyaz petrol diyorlar. Mersin balıklarının nesli tükenmek üzere. Biz bırakın bu balığı tüketmeyi, kendi sularımızda rastlayamıyoruz bile. Bu kadar önemli olan bu balığı yetiştiremiyorsak, avlayamıyorsak, pişirip tüketemiyorsak o zaman bütün bu değerlerin bizim için neden önmeli olsun? Bizim hedefimiz burada, Mersin balığının yetiştiriciliğine, sularımızda daha fazla üremesine , insanların bu baklık türünü daha fazla tanımasına yardımcı olmak.Türkiye'de bu balığın aşırı avcılığına göz yumuldu. Avcıılığı yasak türler arasına almakta çok geç kalmışız. Karadeniz Mersin balığının üremesine en iyi ortama sahipken bunları setlere , kirliliğe ve hidroelektrik santrallerine bırakmayı uygun görmüşüz."

"DİNAZORLARIN DEVRİNDEN GELİYOR"

2001 yılından bu yana Mersin balığı yetiştiriciliği konusunda çalışma yürüten İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Devrim Memiş ise Mersin balığının neslinin tükendiğini belirtti. 'Balığın nesli tükendi bunu herkes biliyor. Doğada olan balıkları korumak ve yapay koşullarda üretmek zorundayız. Başka şansımız yok' diyen Memiş, "Mersin balıklarına dinazorlar döneminden bu yana yaşayan balıklar deniyor. Mersin balıklarının dünyadaki varlığı 200 milyon yıl öncesine dayanıyor. 21 yüzyılda doğal dengenin giderek bozulması, Mersin balığının nesli tükenme tehlikesi altında bulunan canlılar arasında 'kırmızı lisetede' yer almasına neden oldu." bilgilerini verdi.
 
Dinozorlar çağından gelen Mersin Balıkları Karadeniz'de yaşam savaşı veriyor!  Mersin Balıkları: Biyolojik çeşitliğinin önemli bir öğesi... Hızla yok oluyorlar... Mersin balıklarının yok oluşuna seyirci kalmayalım! Mersin balıklarının havyvarı yani yumurtası 'syah altın' olarak bilinir. Mersin balıklarından elde edilen hayvar, dünyanın en lezzetli ve en değerli hayvarıdır... İşlenmiş hayvarın kilogramı 10.000 Amerikan Dolarına kadar alıcı bulabilmektedir. Mersin balıkları koruma altındadır, avcılığı yasaktır. Çünkü Mersin balıkları üremek için (Kızılırmak,Yeşilırmak ve Sakarya) muhtaçdır. Nehirler üzerindeki barajlar, HES'ler, setler mersin balıklarının üreme alanlarına ulaşmasını engeller... Bu engeller yüzünden mersin balıkları üreyemiyor... Oysa mersin balıklarına uygun balık geçitleri yapılsa üreme şansı bulacaklar... Dinozorlar çağından gelen Mersin Balıkları Karaeniz'de YAŞAM SAVAŞI veriyor. Çok geç olmadan Karadeniz'deki SON mersin balıklarını koruyalım! dedi.

ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

Mersin balıklarının azalmasındaki ana nedenlerden birinin yumurtlama göçlerinin nehirler üzerindeki baraj ve setlerle engellenmesi olduğuna dikkat çeken Memiş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Diğer nedenler yumurtlamaya gelen balıkların nehir ağızlarında kolaylıkla yakalanması. Akarsuların aşırı kirlenmesi. Yumurtlama alanlarının bozuluması, yasa dışı avlanma, tesadüfi avlanma ve geri bırakmama gibi nedenler oluşturuyor. Mersin balıklarının sularımıza yeniden kazanımı için balıkların ve çevrenin korunmasına yönelik özellikle kamu idaresinin, yerel halkın, sivil toplum örgütlerinin eğitim ve bilinçlendirilme çalışmalarına bir an önce hız vermeliyiz. Bu balıkların Sakarya, Kızılırmak, Yeşilırmak ve Çoruh Nehirlerindeki doğal yumurtlama alanları acilen belirlenerek rehabilitasyona tabi tutulmalı. Tespit edilen alanı koruma altına almalıyız. Nehirlerde yapılan setlerin yüksekliklerini yeniden kontrol edeceğiz. Barajların, HES'lerin ve regülâtörlerindeki balık geçitlerinin projelerini kontrol edeceğiz. Balık geçitleri projeleri var ama Mersin balıklarına uygunmu, değilmi onları inceleyeceğiz. Mersin balıklarının göç yolundaki kum ve çakıl ocaklarının nehir yatağından uzaklaştırmamız lazım. Nehir kenalarında yapılacak olan eğlence alanları canlıları düşünerek yapılması lazım. Sportif balıkçılık koruma altına alınan yerlerden kaldırılmalı."

Yakakent Belediyesi Basın-Yayın Halkla İlişkiler 


 

 
YAKAKENT BELEDİYESİ ©2007