|
|
B A S I N B Ü L T E N İ
“Yakakent bizim sevdamız
Sahilimiz çöplük olmasın diye kavgamız”
Yakakent Balık Çiftliklerinin zararları ile ortak mücadele çalışma Kurulu tarafından organize edilen “ Balık çiftliklerinin yaratabileceği tehlikeleri biliyor musunuz!!!?” mitingi Yakakent halkı dahil olmak üzere Alaçam, Bafra, Samsunlu vatandaşların katılımıyla düzenlendi. Katılımcılar attıkları sloganlarla Balık çiftliklerinin kurulmasına onay veren kurumları protesto etti.
Balıkçı çiftliklerine hayır
Yakakent’ de yapılmasına 20.10.2008 tarihinde geçmiş belediye başkanı tarafından izin verilen ve devamında kurulan “ Balık çiftlikleri havuzlarına karşı basın açıklaması gerçekleştirildi. “ Ege de, Akdeniz de yaşanmış felaketin ilçemizde yaşanmasını istemiyoruz, Yakakent de havuzları istemiyoruz, ekmeğimize el sürdürmeyiz, avlanma özgürlüğümüzü kısıtlatamayız,Yakakent Kafes çöplüğü olmasın, bu yanlıştan dönülsün, Yakakent’ in geleceği yok edilmesin” gibi sloganların atıldığı miting de basın açıklamasında konuşma yapan Balık çiftliklerinin zararlarıyla mücadele ortak çalışma kurulu sözcüsü Hüseyin Alpegemen, bu balık çitliği havuzlarına engel olmak için hukuksal sürecide işletmekteyiz.
Uzunca zamandır Türkiye Kamuoyunun gündemini meşgul eden balık çiftlikleri tehdidi şu an kapımızın önüne dayanmış,Akdenizlilerin, egelilerin sağlığını, geleceğini tehdit ettiği gibi bizimkini de tehdit etmektedir.
Maalesef yasal boşluklar ve mevzuat eksikliklerini çok iyi değerlendiren bu tehdit, kafeste balık üretim tesisleri, her insanın doğuştan kazandığı en tabii hakkı olan, sağlık ve temiz çevrede yaşam hakkını, açgözlülükle, sorumsuz ve düşüncesiz elimizden almaya çalışmaktadır.
Çernobil faciası sonrasında radyasyonlu çayların imha edilmeyip insanlarımıza tükettirilmesi bu nedenle Karadeniz bölgesinde yaşanmakta olan kanser vakaları gündemdeki sıcaklığını korurken, sağlığımızı tehdit eden, içeriğinde bir sürü muamma barındıran, Balık çiftlikleri bu gün bizlere dayatılmaktadır. Bilinçli ve yarınlardan sorumlu olduğunu düşünen özgür iradeli bireyler bunu sorgulamalı ve gecikmeden gereken önlemleri almalıdır.
Anayasanın 56.maddesinde; “Her insan sağlıklı ve temiz bir çevrede yaşamak hakkına sahiptir, çevreyi temiz tutmak vatandaşın ve Devletin temel ödevidir”
İradesiyle, insanların hakkını korumaya almıştır. Anayasamızın bize verdiği bu ödev, Ege ve Akdeniz deki yaşanmışlıklardan edindiğimiz tecrübeler, ulusal ve uluslar arası bilimsel kurumların yayınlamış olduğu raporlar çerçevesinde “ Balık çiftlikleri ile mücadele ederek bu oluşumu engellemekten başka seçeneğimiz kalmamıştır.
Anılan bölgelerde geçimini balıkçılık ve turizmden sağlayan yerleşikler ciddi gelir kaybına uğramış kimi tesislerini kapatmış kimi göç etmek zorunda kalmıştır.
Değerli vatandaşlar bildiğimiz gibi Akdeniz ve Ege açık denizdir ama buna rağmen bu kirliliği kaldıramamıştır. Oysa Karadeniz, yorgun ve kirli Karadeniz bu kirliliği hiç taşıyamayacaktır. Bizleri bekleyen tehlike daha da büyüktür. Bu olumsuzluğa geçiminin büyük çoğunluğu balıkçılık ve turizm gelirlerinden temin etmekte olan insanımız ekonomik kısıtları da eklenince YAKAKENT ve çevresinde yaşam daha da zorlaşacaktır. Bu büyük tehdit geçmiş dönemlerde Balık çiftliklerinin kurulmalarına onay veren makamlar tarafından göz ardı edilmiştir.
BURASI YANLIŞ YER…
İnsanını ve onun yarınlarını gerçekten düşündüğünü inandığımız yöneticilerimizden bu oluşuma bir an önce DUR demelerini rica ediyoruz. Denizden eli boş dönen balıkçılarımızın eşlerinin, çocukların feryatlarını duymalarını mağduriyetlerini gidermeleri için onlara yalvarıyoruz.
Hiçbir aklı selim insanımız çiftliklerde balık üretimine yada istihdama karşı değildir aksine insan yaşamına olumlu olabilecek bir birim dahi katkı yapacak her girişimi destekler. Ancak mevcut su ürünleri yetiştiriciliği metotları, onları düzenleyen ve denetleyen yasaları bu denli eksik ve zayıf oldukça, Akdeniz ve Ege denizinde kurulup kaldırılmaya başlanan balık üreten tesislerin zararları göz önüne alındığında balık çiftliklerinin bizlere felaketten başka bir şey getirmeyeceği apaçık ortadadır.
Balık kafeslerinin yapımına devam ederseniz bu hepimize felaket getirir, bizlerin yarınlarını bu kafeslere hapsederseniz ama unutmayın hepimiz insan olarak bu felaketin altında kalır eziliriz!!!
Balık çiftliklerini zararları ile mücadele herhangi bir gruba ait siyasal, etnik yada dini bir eylem değildir. Bu mücadele YAKAKENT’ DE yaşayan tüm bireylerin ortaklaşa verdiği insanlık sorunu. Yakakentlinin gelecekte var olma mücadelesidir. Bu nedenle Yakakent deki siyasi partiler, Sivil toplum örgütleri, Balıkçı Esnafı ve Yakakentli vatandaşların bir araya gelerek kurmuş oldukları “BALIK ÇİFTLİKLERİNİN ZARARLARI İLE MÜCADELE ORTAK ÇALIŞMA KURULU” tarafından yürütülmektedir.
Haklı olduğumuza inandığımız bu mücadeleye hukuksal çerçeve de sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.
Yakakent için yürüdüler
Ben biz burada doğduk geçmişimiz burada var oldu, mezarlıklarımız dedelerimizin, babalarımızın naaşları ile dolu biz bu topraklara ait’iz. Yarını düşünmeyen tüccarların bizleri göçe zorlamasına seyirci kalamayız, buna müsaade edemeyiz.
Yakakent’ in dokusunu ve Denizini tahrip etmenin ve kar için çevreye ve insanlığa zarar menin insanlık dışı bir davranış olduğunu belirten ortak çalışma kurulu üyesi Akif Buharalı, denizi tahrip edenler bilsinler ki, domuz gribinden daha tehlikeli bir şey yapıyorlar” şeklinde konuştu.
“Denizimizi kirletmeyin”
MİTİNG alanında Yakakent Belediye Başkanı Burhan Bayrakdar, Siyasi parti temsilcileri, Yakakent Doğa ve Amatör Balıkçılık Derneği, Yakakentliler Derneği,Yakakent Kalkınma spor, eğitim ve Tanıtma Derneği, Yakakent Trabzonlular Yardımlaşma Derneği, Avcılar ve Atıcılar Derneği, Yakakent Denizspor, Yakakent Kadınlar Ortak Çalışma Grubu, Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Amatör Balıkçılar, Mahalle Muhtarları, Alaçam, Bafra, Samsun’ dan gelenler ve yaklaşık 2 bin kişi bulundu.
Bu yanlıştan dönülsün
YAK-SED olarak Yakakent’ e yapılan “balık çiftliği havuzları” yanlıştan bir an önce dönülmesini istediklerini belirten Gültekin Kullukçu, “ Bu kafesler geleceği hapseder ve denizimiz ile birlikte özgürlüğümüzü çalar, dün Akdeniz ve Egenin sorunu olan bu tehdit bu gün Yakakentlinin sorunu görünse de aslında tüm insanlığın sorunudur. Bu süreçte üzerimize düşen her türlü eylemi yapacağımızın teminatını veriyoruz” ifadesini kullandı.
Kafeslere imzalı tepki
Yakakent Balıkçı Çiftlikleri ortak mücadele kurulu kapsamında yapılan miting devam ederken, “kafeslere hayır imza kampanyası” başlatıldı.
Yakakent Cumhuriyet Caddesi üzerinde kurulan imza stantlarında kadınlar grubu adına açıklama yapan Sabriye GÜNAY, KURULDUKLARI BÖLGELERDE TURİZMİ ENGELLEDİĞİ VE AMATÖT BALIKÇILARIN AVLANMA ALANLARININ DARALTIĞINI, YARATTIĞI KİRLİLİĞİ, Birleşmiş milletler çevre proğramı unep yayınladığı raporlarda Akdeniz’ e salınan toplam nitrojen, fosfor ve karbon miktarının % 20,6 sının balık yetiştirme çiftliklerinden salındığını açıklamıştır. Bu yoldan hareket edilerek kurulan ve kurulmakta olan kafesler çiftliklerinin nedenli zararlar verdiğini bu miting de ve imza kampanyamızda halkımızı da bilgilendirerek onlarında bu davaya sahip çıkmalarını istiyoruz. Bu yanlış kararın düzeltilmesini ve Yakakent sınırlarından çık arıtılmasını istiyoruz.
İmza kampanyası 3 gün boyunca Cumhuriyet caddesi üzerinde sürecek.
Konuşmaların ardından Liman mahallesine yürüyüş düzenlendi, yürüyüş sonrası Cumhuriyet meydanında yaktıkları ateş çemberinin etrafında halay çeken eylemciler, olaysız şekilde dağıldı.
Şükranlarımı sunuyorum;
Sevgili Doğa ve Deniz severler
Yakakent Doğa Deniz ve Amatör Balıkçılık Derneği Başkan yardımcısı Gültekin Şahin, hepinizin huzurunda bu girişime katkıda bulunan, uzaktan ve yakından gelerek bu miting’ e katılım sağlayan tüm Yakakent sevdalılarına teşekkür ediyorum.
Bu organizasyonda hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan yüreklerini ortaya koyan gönüldeşlerimi huzurunuza davet etmek istiyorum.
Sayın Belediye Başkanımız Burhan Bayrakdar, Belkız Kullukçu, Hüseyin Alpegemen, Mustafa Kahya, Rıza Tolun, Mithat Sonkaya, Akif Buharalı, Esra Arat, Sakıp Kuzu, Yavuz Tekin, Ayhan Demir, Hikmet Erdoğan, Gültekin Kullukçu, Yakakent halkı adına sizlere şükranlarımı sunuyorum.
Miting boyunca bizlere eşlik eden, Belediye Personeline, yürüyüş güzergahında güvenlik tedbirleri alan emniyet mensuplarına, bizleri görüntüleyen ve seslendiren yerel ve yaygın basın temsilcilerine de ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.
Bu haklı mücadelemizi hukuksal platformlarda sonuna kadar savunacağız. Bu mücadelede sizlerin yanımızda olacağına inancımız sonsuzdur.
Tüm Yakakent halkına saygı ve Sevgilerimi sunarım.
BALIK ÇİFTLİKLERİNİN ZARARLARI İLE MÜCADELE ORTAK ÇALIŞMA KURULU
|
|
|